İçeriğe geç

Messi otistik mi ?

İnternette Dönen Soruların İzmir Sokaklarına Düşüşü

İzmir’de yaşamak bazen sadece deniz, güneş ve gevşek bir hayat değil. Özellikle benim gibi 25 yaşında, arkadaş grubunda sürekli laf atan ama geceleri tavana bakıp fazla düşünen biriysen, internetten gelen her garip soru kafanda ayrı bir dosya açıyor.

Geçen gün bir kafede oturuyoruz. Masada klasik muhabbet: maçlar, hayat pahalılığı, kim kime ne dedi… Derken telefonlardan biri masaya bırakıldı ve o meşhur soru belirdi:

“Messi otistik mi?”

Bir saniye sustuk. Sonra herkes aynı anda konuşmaya başladı. İşte o an anladım ki bazı sorular sadece bilgi değil, sosyal bir kaos tetikleyicisi.

Messi otistik mi? Sorusu Nasıl Bu Hale Geldi?

Önce şunu netleştirmek gerekiyor: Lionel Messi dünyanın en çok konuşulan sporcularından biri. Böyle olunca hakkında her gün yeni bir iddia, yeni bir yorum, yeni bir “sözde analiz” ortaya çıkıyor.

Ama internetin en sevdiği şey şu: bir insanın karakterini, davranışlarını ya da saha içi odaklanmasını alıp, bunu tıbbi ya da psikolojik etiketlere dönüştürmek.

Bizim arkadaş grubunda biri hemen atladı:

“Abi adam az konuşuyor ya, kesin bir şey var.”

Ben de içimden düşündüm:

“Az konuşan herkesin Excel’de tanı yolu mu açılıyor?”

İzmir’de kahve içerken bile insan bazen fazla düşünüyor. Ben de o an düşünmeye başladım: Bu tür sorular neden bu kadar hızlı yayılıyor?

Bir Kafede Başlayan Küçük Tartışma

Garson siparişleri getirirken sohbet iyice ısındı.

— “Messi’nin göz teması azmış ya,” dedi biri.

— “Evet evet ben de duydum,” dedi diğeri.

— “Eee bu ne demek oluyor?”

Ben o noktada araya girdim:

“Bakın, bir insanın saha içindeki konsantrasyonu ile onun hakkında tıbbi çıkarım yapmak aynı şey değil.”

Bunu dedim ama iç sesim şöyle devam ediyordu:

“Sen de iki gün mesajlara geç dönünce ‘hayata küstü’ diyorlar, ne farkın var?”

Herkes güldü ama konu kapanmadı.

İnternetin Etiket Sevgisi

Bugün internet her şeyi kategorize etmeyi seviyor. Bir insan sessizse “soğuk”, fazla konuşuyorsa “fazla enerjik”, odaklanmışsa “garip”, dağınıksa “rahat”.

Ama iş ünlülere gelince bu etiketler büyüyor.

Özellikle Lionel Messi gibi dünya çapında bir isim olunca, insanlar onun her hareketine anlam yüklemeye başlıyor.

Ben arkadaşlara dedim ki:

“Bakın, adam topu ayağına alınca dünya yavaşlıyor gibi hissediyoruz diye onu analiz laboratuvarına çevirmeyelim.”

Ama tabii İzmir’de arkadaş ortamında ciddiyet maksimum 30 saniye sürer.

Biri hemen cevap verdi:

“Sen de çok ciddisin ya, kesin sen de bir şeysin.”

Masada kahkaha koptu.

Benim Aşırı Düşünen Versiyonum Devreye Giriyor

O an içimdeki aşırı düşünen taraf devreye girdi.

“Acaba insanlar neden böyle sorular soruyor? İnsanlar belirsizliği mi sevmiyor?”

Sonra kendime güldüm.

Çünkü ben de bazen birinin tek kelimelik mesajına 12 farklı anlam yükleyip kendi kendime senaryo yazıyorum.

Yani mesele Messi değil aslında. Mesele biziz.

Saha İçinde Sessizlik, Dışarıda Gürültü

Lionel Messi sahada çoğu zaman sakin, odaklı ve az konuşan bir profil çiziyor. Ama bu, spor dünyasında oldukça normal bir durum.

Futbol gibi yüksek konsantrasyon isteyen bir alanda oyuncuların davranış biçimleri farklı olabilir. Kimi çok konuşur, kimi susar, kimi sadece işine bakar.

Ama dışarıdan bakan biri bunu hemen “anlamlandırmaya” çalışır.

Ben bunu arkadaşlara şöyle anlattım:

“Bakın, herkes sahada bağıracak diye bir kural yok. Bazısı sessiz oynar, bazısı bağırarak oynar. Bu karakter meselesi.”

Biri hemen araya girdi:

“Abi sen bunu niye bu kadar ciddiye aldın?”

Haklıydı.

Ama İzmir’de bile bazen insan kendini mini konferans verirken buluyor.

Bir Anda Kendi Hayatıma Bakış

O anda fark ettim ki, aslında biz sürekli insanlara etiket yapıştırıyoruz.

Mesela ben:

Sessizsem “kafası dolu”

Çok konuşursam “gereksiz detaycı”

Mesaja geç dönersem “tripte”

Yani herkes bir şey.

O yüzden Lionel Messi üzerinden yapılan yorumlar bana aslında daha büyük bir şeyi hatırlattı: insanlar bilmedikleri şeyi açıklamak için en kısa yolu seçiyor.

Arkadaş Ortamında Gerçek Patlama

Kahveler bitmişti ama tartışma bitmemişti.

Biri telefondan video açtı:

“Bak işte, röportajda az konuşuyor.”

Diğeri ekledi:

“E tamam işte?”

Ben de dayanamayıp söyledim:

“Az konuşmak bir şeyin kanıtı değil ya, belki adam sadece konuşmayı sevmiyor.”

Bir an sessizlik oldu.

Sonra biri güldü:

“Sen kesin Messi’nin avukatısın.”

İzmir’de bu tür suçlamalar genelde sevgi göstergesidir.

İç Sesimle Son Tur

Masadan kalkarken içimdeki ses yine konuşuyordu:

“İnsanlar neden birini anlamak yerine etiketlemeyi seçiyor?”

Ama hemen ardından kendime şunu dedim:

“Belki de herkes biraz fazla hızlı anlamaya çalışıyor.”

Çünkü anlamak zor, etiketlemek kolay.

Asıl Meselenin Kendisi

“Messi otistik mi?” gibi sorular aslında bir kişiyi tanımlamaktan çok, insanların merak ve belirsizlikle nasıl baş ettiğini gösteriyor.

Ama önemli olan şu:

Bir insanı tek bir davranış üzerinden tanımlamak, onu gerçekten anlamak değil.

Lionel Messi gibi bir sporcu için bile bu geçerli. Onu sahadaki performansıyla, karakterinin tamamını tek bir kelimeye sığdırmaya çalışmak sağlıklı bir yaklaşım değil.

Ben bunu düşünürken İzmir’in akşam rüzgârı yüzüme vuruyordu.

Ve içimden şu geçti:

“İnsanlar bazen cevaptan çok, sorunun kendisiyle büyüyor.”

Son Kahkaha ve Kapanış

Arkadaşlardan biri ayağa kalktı:

“Abi boş ver ya, Messi gol atsın bize yeter.”

Herkes güldü.

Ben de güldüm.

Ama içimde küçük bir not kaldı:

Bazen en karmaşık soruların cevabı, en basit yerde duruyor.

Ve belki de bazı insanları anlamak için etiketlere değil, biraz sessiz izlemeye ihtiyaç var.

“Messi otistik mi” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Partypark ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni adresitambet girişbonus veren bahis siteleribetexper güncel