Hapishane Arkadaşlarına Ne Denir? Etiketin Gücü, İnsan Onurunun Bedeli
Şunu baştan söyleyeyim: “Hapishane arkadaşlarına ne denir?” sorusu masum bir merak gibi görünse de, aslında dilimizin ceza adaletine, insana ve onura nasıl baktığını ele verir. Benim görüşüm net: Adını koyduğumuz her şeyin kaderini biraz da biz yazarız. O yüzden seçtiğimiz kelime, duvardaki boyadan daha kalıcıdır; çünkü dil, kilidin ötesine sızar. Bu yazıda, popüler terimlerin arkasındaki gücü, çarpıklıkları ve görünmez hiyerarşileri cesurca tartışıyorum.
“Koğuş Arkadaşı” mı, “Yoldaş” mı, “Mahpus” mu? Kelimeler Yara Açar ya da İyileştirir
En çok duyduğumuz ifadeler belli: koğuş arkadaşı, koğuş yoldaşı, oda arkadaşı, bazen de halk dilinde “içeriden arkadaş.” Bunların hepsi aynı gerçeğe dokunur: aynı mekânı, aynı havalandırmayı, aynı sessizliği paylaşmak. Ama aradaki nüanslar önemlidir. “Koğuş arkadaşı,” mekân ve zorunlu birlikteliği vurgularken; “yoldaş” ortak bir kaderi, dayanışmayı çağrıştırır. “Mahpus” kelimesi ise “mahkûm”un suç merkezli tonunu kırar, kişiyi devletin zorla alıkoyduğu biri olarak tanımlar. Peki, biz hangi dünyayı kurmak istiyoruz: suç etiketinin damgaladığı bir dünya mı, yoksa insanın onurunu merkeze alan bir dil mi?
Argo ve Popüler Dil: Kolay Karikatür, Zor Gerçek
Popüler kültür, hapishane yaşamını konu edindiğinde ilişkilere çoğu zaman karikatür kalıplarından bakar: “koğuş ağası”, “reis”, “enişte”, “usta” gibi güç ve hiyerarşi çağrışımlı lakaplar hızlı yayılır. Bu lakaplar bazen güvenli alan yaratır, bazen de sessiz bir otoriteyi meşrulaştırır. İsimler, roller yaratır; roller, kurallar doğurur. Sonuç? Dil, duvar örer. Peki, kelimeler duvarı yıkmak için de kullanılabilir mi?
Görünmez Hiyerarşiler: Lakabın Ağırlığı
Birine “koğuş arkadaşı” dediğinizde eşitlik iması vardır; aynı düzlemdesinizdir. “Reis” dediğinizde ise güç ilişkisini onaylarsınız. Dilin gücü burada devreye girer: Etiket, davranışı şekillendirir. Bir lakap, bir bakış, bir hitap biçimi… Hepsi birlikte “kim konuşur, kim susar, kim karar verir?” sorusunu yanıtlar. Yani “hapishane arkadaşlarına ne denir?” sorusu, aslında “hapishanede nasıl bir iklim kurarız?” sorusunun kısaltmasıdır.
Hukuki Terimler vs. İnsan Dilinin Gerçeği: “Hükümlü/Tutuklu” ile “Mahpus” Arasında
Resmî dil, “tutuklu” ve “hükümlü” ayrımı yapar: biri yargılama sürerken özgürlüğünden yoksun bırakılan, diğeri mahkemece cezaya hükmedilen kişi. Bu ayrım hukuken gerekli olabilir; ama insan ilişkilerinde tek başına yeterli değildir. “Mahpus” terimi, suçu merkeze almaktan ziyade kişinin devlet gücüyle özgürlüğünden yoksun bırakıldığını anlatır; damgayı değil, durumu tarif eder. “Arkadaş” dediğinizde ise ortak yaşamın, dayanışmanın kapısını aralarsınız. Peki, neden hâlâ suç merkezli etiketlerle konuşmaya bu kadar hevesliyiz?
Dil, Rehabilitasyonun Görünmez Aracıdır
Cezaevinin hedefi sadece cezalandırma değil, topluma dönüşü mümkün kılan bir zemin sunmaktır. O zeminin en önemli malzemelerinden biri dildir. “Koğuş yoldaşı” dediğiniz biriyle empati köprüsü kurarsınız; “suç makinesi” dediğinizde köprüyü yakarsınız. Kelimeler, yeniden başlama ihtimalini güçlendirebilir. O hâlde, hapishane içinde kullanılan hitaplar, kurum politikalarının parçası olmalı: saygılı, eşitlikçi, damgalamadan uzak.
İtibar ve Güvenlik: Yan Yana Yürüyen İki Hassas Başlık
Elbette dil, güvenlik ve düzenle çatışmamalı. Ama etikete yaslanan mikro-şiddet, düzeni değil; baskıyı kalıcılaştırır. “Reis” gibi gücü kutsayan hitaplar yerine, koğuş arkadaşı veya yoldaş gibi nötr/pozitif çağrışımlı kelimeler kullanmak, hem saygıyı hem huzuru besler. Kısaca: Dilin sertliği değil, tutarlılığı güvenlik üretir.
Provokatif Sorular: Alışkanlık mı, İhtiyaç mı?
— “Arkadaş” kelimesini kullanmak, suçu meşrulaştırmak mıdır, yoksa insanı suçtan ayırmanın bir yolu mu?
— Hiyerarşiyi parlatan lakaplar, görünmez şiddeti normalleştirir mi?
— Resmî terminolojiyi (tutuklu/hükümlü) günlük dilde dayatmak, rehabilitasyonu baltalar mı?
— Cezaevlerinde dil kullanımına dair yazılı bir etik rehber, iklimi gerçekten değiştirir mi?
Öneri: “Koğuş Arkadaşı” ve “Mahpus” Merkezli Bir Sözlük
Pratik bir sözlük önerisi: paylaşılan yaşamı vurgulayan koğuş arkadaşı / koğuş yoldaşı; damgalamayı azaltan mahpus; saygılı ve eşitlikçi arkadaş hitabı. Gücü parlatan, korku yayan, aşağılayan lakapları ise tereddütsüz terk edelim. Çünkü dil, yalnızca tarif etmez; inşa eder. Kurmak istediğimiz şey onarıcı bir iklimse, kelimelerimiz de ona uygun olmalı.
Son Söz: İsmi Değiştir, İklimi Değiştir
“Hapishane arkadaşlarına ne denir?” sorusunun cevabı, sadece sözlük maddesi değildir; bir etik tavırdır. İnsan onurunu merkezleyen, güç asimetrilerini beslemeyen, topluma dönüşü mümkün kılan bir dil… Eğer cezaevini cezanın ötesinde onarımın mekânı yapmak istiyorsak, önce kelimelerimizi düzeltelim. Çünkü bazen bir hitap biçimi, bir hayatın yönünü değiştirir.