Peygamberimiz Elini Öptürmüş Müdür? Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Elinin Öpülmesi Meselesine Tarihî ve Güncel Bir Bakış
“Bir insanın elini öpmek gerçekten sevgi ve saygının bir göstergesi midir, yoksa zamanla anlamını değiştiren bir gelenek midir?” Bazen büyüklerimizin elini öperken, bazen de bir din âliminin veya yaşça büyük birinin karşısında bu davranışın anlamını düşünürüz. Fakat konu Hz. Muhammed’in (s.a.v.) eli olduğunda mesele yalnızca kültürel bir alışkanlık olmaktan çıkar; hadis tarihi, siyer, fıkıh ve İslam ahlakı açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir başlık hâline gelir.
Peki, Peygamberimiz elini öptürmüş müdür? Hz. Muhammed (s.a.v.) kendi elinin öpülmesini istemiş veya insanları buna yönlendirmiş midir? Yoksa sahabelerin ona duyduğu derin sevgi ve hürmetin bir sonucu olarak mı böyle rivayetler ortaya çıkmıştır?
Bu sorunun cevabı tek cümleyle verilebilecek kadar basit değildir. Çünkü İslam tarihindeki uygulamalar, niyetler ve farklı âlimlerin yorumları birlikte ele alınmalıdır.
Peygamberimiz döneminde el öpme geleneğinin tarihî kökenleri
İslam öncesi Arap toplumunda liderlere, kabile büyüklerine ve saygın kişilere karşı çeşitli saygı ifadeleri bulunuyordu. Ancak Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatına bakıldığında onun kendisini diğer insanlardan üstün gösteren bir tavır içinde olmadığı görülür.
Siyer kaynaklarında Peygamberimizin sade yaşadığı, insanların arasında oturduğu, kendisine aşırı yüceltici davranışlardan hoşlanmadığı aktarılır. Onun temel mesajlarından biri, insanların değerinin soy, makam veya servetle değil; iman, ahlak ve takva ile ölçüldüğü anlayışıydı.
Bununla birlikte sahabeler, Hz. Peygamber’e karşı çok güçlü bir sevgi ve bağlılık taşıyorlardı. Onun sözlerini, davranışlarını ve hatta temas ettiği şeyleri büyük bir değer olarak görüyorlardı.
Buradaki kritik nokta şudur:
Peygamberimiz elini öptürmüş müdür? sorusu, “Bunu bir emir olarak mı yaptı?” ve “Sahabeler böyle bir saygı davranışında bulundu mu?” şeklinde iki farklı açıdan incelenmelidir.
Sizce bir insanın sevdiği ve değer verdiği bir kişiye yönelik saygı göstergesi ile zorunlu bir ibadet arasındaki sınır nerede başlamaktadır?
Hadislerde Peygamberimizin elinin öpülmesiyle ilgili rivayetler
Hadis kaynaklarında sahabelerin Hz. Peygamber’in elini veya eline temas eden uzuvları öptüğünü anlatan rivayetler bulunmaktadır.
Örneğin Enes b. Mâlik ile ilgili bir rivayette, tâbiînden Sâbit el-Bünânî’nin Enes’e, “Sen elinle Peygamber’e dokundun mu?” diye sorduğu, Enes’in de “Evet” cevabını vermesi üzerine onun elini öptüğü aktarılır. Bu rivayet, sahabeler ve sonraki nesiller arasında Peygamber sevgisinin nasıl tezahür ettiğini göstermesi bakımından önemlidir. Sunnah.com Al-Adab Al-Mufrad 974
Başka bazı rivayetlerde de sahabelerin Hz. Muhammed’in elini veya ayağını öptükleri ifade edilir. Özellikle Abdülkays heyetinin Peygamberimize gelip ona büyük bir saygı göstermesiyle ilgili rivayetler, hadis literatüründe bu konunun tartışılmasına sebep olmuştur. Sunnah.com Musnad Ahmad 170
Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır:
Sahabelerin yaptığı bir davranış,
Peygamberimizin bunu açıkça emretmesi,
Bunun sürekli uygulanması gereken bir dinî kural olması
aynı anlamlara gelmez.
İslam hukukunda birçok konu değerlendirilirken niyet, şartlar ve uygulamanın biçimi dikkate alınır.
Bir davranışın Peygamber sevgisinden doğması ile kişinin kendisini üstün görmesi arasında nasıl bir fark olabilir?
Hz. Muhammed (s.a.v.) insanların elini öptü mü?
Konunun başka bir boyutu da Peygamberimizin başkalarına karşı tavrıdır.
Hadislerde Hz. Peygamber’in çocuklara, aile bireylerine ve yakınlarına sevgi gösterdiği; insanlarla sıcak ilişkiler kurduğu görülür. Bazı rivayetlerde onun kızı Hz. Fâtıma’ya özel bir sevgi gösterdiği ve onu selamladığında ayağa kalktığı aktarılır.
Bu durum, Peygamberimizin insan ilişkilerinde mesafeli ve soğuk değil; sevgi, merhamet ve nezaket merkezli olduğunu gösterir.
El öpme meselesinde de temel kavramlardan biri “hürmet”tir. Fakat İslam ahlakında hürmet ile aşırı yüceltme arasındaki çizgi korunmaya çalışılmıştır.
Âlimlerin el öpme konusundaki görüşleri
İslam hukukçuları, Peygamberimizin elinin öpülmesi ve daha sonraki dönemlerde âlimlerin, anne-babanın veya salih kişilerin elinin öpülmesi konularını farklı açılardan değerlendirmiştir.
Bazı âlimler, bunun sevgi ve saygı amacıyla yapılması hâlinde caiz olduğunu belirtmiştir. Özellikle ilim, yaş, ahlak ve takva sebebiyle gösterilen saygı ile maddi güç veya makam sebebiyle yapılan aşırı övgü arasında ayrım yapmışlardır. Mısır Darül İftası el öpme fetvası
Bazı âlimler ise bunun alışkanlık hâline getirilmesini veya kişinin kendisini üstün görmesine sebep olabilecek davranışları eleştirmiştir.
Bu görüşlerin ortak noktası genellikle şöyledir:
Saygı ve sevgi amacıyla yapılması farklı değerlendirilir.
Kibir, gösteriş veya dünyevî çıkar amacı taşıması hoş karşılanmaz.
El öpmek ibadet olarak görülmez.
Peygamber sevgisinin ölçüsü yalnızca fiziksel davranışlar değildir.
Bu noktada insan kendisine şu soruyu sorabilir: Bir davranışın değeri sadece şekliyle mi ölçülür, yoksa o davranışın arkasındaki niyet mi daha önemlidir?
Günümüzde el öpme tartışmaları neden devam ediyor?
Bugün özellikle Türkiye’de el öpme geleneği oldukça yaygındır. Bayramlarda büyüklerin elini öpmek, aile içinde sevgi ve saygının sembolü olarak görülür.
Ancak dinî açıdan bakıldığında bazı tartışmalar ortaya çıkmaktadır:
Bir kesim, el öpmenin kültürel bir saygı biçimi olduğunu ve İslam’ın güzel ahlak anlayışıyla uyumlu olduğunu savunur.
Başka bir kesim ise özellikle dinî şahsiyetlerin ellerinin sürekli öpülmesini, kişinin aşırı yüceltilmesine dönüşebileceği endişesiyle eleştirir.
Bu tartışmalar aslında daha geniş bir soruya dayanır:
İnsanlara saygı gösterirken sınır nasıl korunmalıdır?
İslam düşüncesinde temel prensiplerden biri, kullara gösterilen saygının Allah’a kulluk anlayışının önüne geçmemesidir.
Sosyoloji açısından el öpmenin anlamı
El öpme sadece dinî bir konu değildir; aynı zamanda sosyolojik bir davranıştır.
Toplumlar, değer verdikleri kişilere sembolik hareketlerle saygı gösterirler. Bazı kültürlerde eğilmek, bazı kültürlerde baş selamı vermek, bazı toplumlarda ise el öpmek bu sembollerden biridir.
Türkiye’de el öpme geleneği aile bağlarını, kuşaklar arası iletişimi ve büyüğe verilen değeri temsil eder.
Fakat modern dünyada bireysellik arttıkça bazı gelenekler yeniden sorgulanmaktadır.
Genç bir insan için el öpmek bazen samimi bir sevgi göstergesi olabilirken, başka biri için geçmişten gelen bir sosyal alışkanlık olarak değerlendirilebilir.
Bir geleneğin değerini koruması için değişen şartlara rağmen hangi anlamını kaybetmemesi gerekir?
Peygamberimizin elinin öpülmesi meselesinde doğru yaklaşım nedir?
Konuyu dengeli değerlendirmek gerekirse şu sonuçlara ulaşılabilir:
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) elinin sahabeler tarafından öpüldüğüne dair rivayetler bulunmaktadır.
Bu davranış daha çok sevgi, bağlılık ve hürmet çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Peygamberimizin insanların kendisine kulluk eder gibi davranmasını istediğine dair bir anlayış bulunmaz.
El öpmek İslam’da temel bir ibadet değildir.
Niyet, davranışın anlamını belirleyen en önemli unsurlardan biridir.
Dolayısıyla Peygamberimiz elini öptürmüş müdür? sorusuna verilecek en dengeli cevap şudur:
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) elinin sahabeler tarafından sevgi ve saygı göstergesi olarak öpüldüğünü bildiren rivayetler vardır. Ancak bunun Peygamberimizin insanlardan talep ettiği sürekli bir uygulama olduğu söylenemez.
Sonuç: Sevgi mi, alışkanlık mı?
Bazen küçük bir hareket, arkasındaki anlamla büyük bir değer kazanır. Bir çocuğun dedesinin elini öpmesi, bir insanın anne-babasına hürmet göstermesi veya sahabenin Peygamber sevgisiyle onun eline dokunması farklı bağlamlarda değerlendirilmelidir.
Asıl mesele yalnızca eli öpmek değildir. Asıl mesele, o davranışın insanın kalbindeki saygıyı, sevgiyi ve güzel ahlakı yansıtıp yansıtmadığıdır.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatında en dikkat çekici özelliklerden biri, insanları kendisine bağlayan şeyin fiziksel yakınlık değil; merhameti, adaleti ve güzel ahlakı olmasıdır.
Bugün bu konuyu düşünürken belki de kendimize şu soruyu sormamız gerekir:
Bir insana duyduğumuz gerçek saygıyı sadece bir hareketle mi gösteririz, yoksa asıl değer verdiğimiz şey onun bize bıraktığı ahlak mirası mıdır?
Kaynaklar
Sunnah.com Al-Adab Al-Mufrad 974 hadis kaydı
Sunnah.com Musnad Ahmad 170 hadis kaydı
Mısır Darül İftası el öpme konulu fetva
Ürdün İftâ Dairesi el öpme araştırması