Kalbimde Kalan Soru: Eşinin Cinsel Organını Ağzına Almak Haram Mıdır?
Buna da Göz Atın: Eğer kuşlar olmasaydı ne olur ?
Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Pencereden dışarı baktığımda Erciyes’in beyaz örtüsünü görüyordum. O gün yine günlüğümün başına oturmuş, içimde büyüyen bir soruyu yazmaya çalışıyordum. Bazen insanın aklında öyle sorular olur ki, kimseye sormaya cesaret edemez. Çünkü cevabından çok, soruyu dile getirmenin ağırlığını taşır.
Ben 25 yaşında biriyim. Hayatımın bu döneminde hem inançlarımı hem de evliliğimi anlamaya çalışıyordum. Çocukluğumdan beri dinin hayatımdaki yerini önemsemiştim. Aynı zamanda evliliğin sadece sorumluluklardan değil, sevgi, anlayış ve yakınlıktan oluştuğunu da zamanla öğreniyordum.
Bir gece eşimle uzun bir konuşma yaptık. Konumuz birbirimize olan sevgimiz, evliliğimizde nasıl daha huzurlu olabileceğimiz ve bazı konularda kafamızdaki soru işaretleriydi. O konuşmadan sonra odama geçip günlüğümü açtım. Sayfanın başına tek bir cümle yazdım:
“Eşler arasında sevgi ve mahremiyetin sınırları nerede başlar, nerede biter?”
Bu soru benim için sadece bir merak değildi. İçimde hem heyecan hem de bir miktar korku vardı. Yanlış bir şey yapmaktan, inancımı incitmekten çekiniyordum.
Bir Genç Adamın İçindeki Çatışma
İnsan bazen kalbiyle aklı arasında kalıyor. Ben de o günlerde tam olarak bunu yaşıyordum. Bir tarafta eşimle aramdaki sevgi, diğer tarafta dinî hassasiyetlerim vardı.
Evlilik içinde eşlerin birbirine karşı sevgisini göstermesi, birbirini mutlu etmeye çalışması doğal bir durumdur. Fakat konu mahremiyet olunca birçok insan gibi ben de “Acaba doğru olan nedir?” diye düşünmeye başladım.
Günlüğüme şunları yazdığımı hatırlıyorum:
“Ben eşimi seviyorum. Onu kırmak istemiyorum. Aynı zamanda Rabbimin hoşnut olmayacağı bir davranış içinde olmak da istemiyorum.”
Bu cümleyi yazarken içimde büyük bir hassasiyet vardı. Çünkü benim için evlilik sadece iki insanın aynı evde yaşaması değildi. Evlilik, aynı zamanda manevi bir yolculuktu.
Merak Ettiğim Sorunun Peşinden Gitmek
İnsan bilmediği bir konuda acele karar verdiğinde bazen yanılabilir. Ben de bu yüzden farklı görüşleri araştırmaya başladım. Dinî konularda tek bir kişinin sözünü kesin kabul etmek yerine, güvenilir kaynaklara ve ilim sahibi kişilerin açıklamalarına bakmanın daha doğru olduğunu düşündüm.
Araştırırken gördüm ki bu konu hakkında farklı değerlendirmeler bulunmaktadır. Bazı İslam âlimleri, eşlerin birbirine karşı helal olan yakınlıklarında belirli sınırlar içerisinde kaldıkları sürece bunun caiz olabileceğini ifade ederken, bazıları ise edep, temizlik ve fıtrat açısından uygun görmeyen görüşler belirtmiştir.
Yani “Eşinin cinsel organını ağzına almak haram mıdır?” sorusuna verilen cevap, kişinin takip ettiği dinî yoruma ve âlimlerin değerlendirmelerine göre farklılık gösterebilmektedir.
Ben bu noktada şunu anladım: İnanç konusunda insanın kendi vicdanını, bağlı olduğu dinî anlayışı ve güven duyduğu bilgileri birlikte değerlendirmesi gerekiyor.
Eşimle Yaptığımız O Unutulmaz Konuşma
O akşam eşimle mutfakta çay içerken bu konuyu sakin bir şekilde konuştuk. Benim için kolay değildi. İçimde bir çekingenlik vardı. Yanlış anlaşılmaktan korkuyordum.
Ama eşim beni dinledi.
Bazen insanın ihtiyacı olan şey hemen bir cevap değildir. Bazen sadece anlaşılmaktır.
O konuşmada kendimi çok rahatlamış hissettim. Çünkü mesele sadece bir davranışın hükmünü öğrenmek değildi. Asıl mesele, eşimle aynı yolda yürürken birbirimizin hassasiyetlerine saygı gösterebilmekti.
O gece günlüğüme şöyle yazdım:
“Sevgi sadece yakınlık değildir. Sevgi, karşındaki insanın kalbine dikkat etmektir.”
Bu cümle benim için çok değerli oldu. Çünkü evlilikte iki insanın birbirini mutlu etmeye çalışması kadar, birbirinin değerlerini koruması da önemlidir.
Hayal Kırıklığı Değil, Anlayış Kazandığım Gün
Daha önce bazı konularda kesin ve sert düşüncelerim vardı. Bir şeyin doğru veya yanlış olduğunu hemen anlamaya çalışıyordum. Fakat zamanla fark ettim ki bazı meseleler daha derin düşünmeyi gerektiriyor.
Bu araştırma sürecinde bazen kafam karıştı. Bazen hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü insanların aynı konuda farklı yorumlara sahip olduğunu görmek kolay değildi.
Ama sonunda daha sakin düşünmeyi öğrendim.
Dinî konularda önemli olan şeylerden biri de niyettir. İnsan eşine sevgisinden, saygısından ve bağlılığından hareket ederken aynı zamanda inancına da dikkat etmek ister. Bu dengeyi kurmak herkes için farklı bir yolculuktur.
Evlilikte Mahremiyet ve Saygının Önemi
Evlilik, iki insanın birbirine karşı güven duyduğu özel bir bağdır. Bu bağın içinde sevgi olduğu kadar saygı da vardır.
Ben kendi hayatımdan şunu öğrendim: Bir ilişkide en önemli şeylerden biri açık iletişimdir. İnsan aklındaki soruları korkmadan, utanmadan ve karşısındaki kişiyi incitmeden konuşabilmelidir.
Eşler arasında mahrem konular konuşulurken de aynı hassasiyet gerekir. Çünkü herkesin yetiştiği ortam, sahip olduğu değerler ve inanç anlayışı farklı olabilir.
Bir insanın kendini rahat hissetmediği bir konuda zorlanması doğru değildir. Aynı şekilde eşlerin birbirine karşı anlayışlı olması da evliliğin huzurunu artırır.
Ben bunu kendi evliliğimde yaşayarak öğrendim. Bazen küçük bir konuşma, büyük bir yanlış anlaşılmayı önleyebilir.
Kayseri’de Bir Akşam ve Değişen Düşüncelerim
O günden sonra Kayseri’deki o küçük odamda günlüğümü açtığımda artık aynı kişi değildim. Hâlâ inançlarıma önem veriyordum, hâlâ doğru olanı bulmaya çalışıyordum. Fakat artık olaylara daha geniş bakıyordum.
Eskiden cevap ararken sadece “Bu doğru mu, yanlış mı?” diye düşünüyordum.
Şimdi ise şunu da soruyorum:
“Bu davranışın içinde sevgi, saygı ve karşılıklı anlayış var mı?”
Çünkü evlilik sadece kurallardan ibaret değildir. Evlilik aynı zamanda iki insanın birbirini korumasıdır.
O gece günlüğümün sonuna şu cümleyi yazdım:
“İnsanın kalbi huzur bulduğu yerde doğru yolu daha kolay görür.”
Eşinin Cinsel Organını Ağzına Almak Haram Mıdır? Sorusuna Dair Son Düşüncem
Benzer Bir Yazı: Eşeklerin kuyruğu var mıdır ?
Bu sorunun cevabını ararken öğrendiğim en önemli şey, dinî konularda bilinçli hareket etmenin gerekliliği oldu.
Eşler arasındaki mahremiyet konusunda İslam âlimleri arasında farklı değerlendirmeler bulunabilir. Bazı görüşler bunu evlilik içinde belirli şartlarla sakıncalı görmezken, bazı görüşler uygun olmadığını ifade eder. Bu nedenle kişi kendi inancına uygun şekilde güvenilir dinî kaynaklardan bilgi almalı ve vicdanını da dikkate almalıdır.
Benim için bu yolculuğun en değerli tarafı şuydu: Eşimle olan bağımın sadece fiziksel değil, duygusal ve manevi bir bağ olduğunu daha iyi anlamam.
Bugün hâlâ bazen eski günlüğümü açıp o sayfalara bakıyorum. O zaman yaşadığım kararsızlığı, korkuyu ve merakı hatırlıyorum.
Ama artık biliyorum ki insanın hayatındaki en güzel şeylerden biri, sevdiği kişiyle aynı yolda yürürken birbirine saygı gösterebilmesidir.
Sorularımız olabilir. Meraklarımız olabilir. Önemli olan bu soruların peşinden kırmadan, incitmeden ve doğru bilgiye ulaşmaya çalışarak gitmektir.
Çünkü bazen bir sorunun cevabından daha değerli olan şey, o cevabı ararken kazandığımız anlayıştır.
Partypark ekibi olarak “Eşinin cinsel organını ağzına almak haram mıdır” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!